7 Kasım 2011 Pazartesi

Hazırım

http://fizy.com/#s/1377gn
İçtikçe içesim geliyor
Gelenler gidenlere benziyor
Ne çok insan
Ne çok yalnızlık
Ne çok ışık
Ne kadar karanlık
Ne çok söz
Ne çok sessizlik
Ölümüm bu benim çaresizlik



Geçen kış bir takım şeyler oldu. Kız arkadaşlarımızdan tekmeyi yemiş, zil zurna sarhoş olmuştuk.
Üç arkadaş yürüyorduk, yol parası olmadığından değil yürüyünce ayılırız dedik ve yürüdük.
Barlar sokağında yürüyoruz, uçan kuşa sataşacak durumdayız.
Altı lavuk yavaş yavaş yürüyorlar sokağın çıkışına doğru. Tabi biz de marizlicek adam arıyoruz. İnceden takılıyoruz peşlerine. Sonra Oğuz yapmayalım diyor. Altı kişiler diyor.
Ben de diyorum ki, yarısı kaçar. Rahat ol. Ki çoğu zaman öyle olur.
Mevzuyu başlatacak olan benim. Koşuyorum ve diyorum;
-Siz beni tanıyor musunuz lan!
-Hayır.
-Nasıl tanımazsınız laaaan!
(derken mevzu patlıyor zaten, üç lavuk topukları götlerine vura vura kaçıyorlar. diğerlerinin ağzına sıçıyoruz. kişisel bir şey değil, sadece kin.)
Adamları barcelona taktiğiyle seri bir şekilde dövüyoruz. Ama tabi ki bir messi, xavi, iniesta değiliz.
Uzaktan polis sirenleri duyuluyor, çocuklar hafiftan tırsıyorlar.
-Murat hadi gidelim, yeter.
(sınav yapan öğretmen edasıyla sesleniyorum çocuklara)
-Arkadaşlar siren sesiyle birlikte, lavukları yere bırakıyoruz. Yumruk oynatanın sözlüsüne sıfır veririm!
Dövdüğümüz çocuklar iyice kulak memesine kıvamına geldi, ve ayakta durucak hâlleri kalmadı.
Son yumruğu atacaktım ki, ufacık bir el kolumu tuttu. Ufacık narin bir el. Yapma dedi.
Dönüp baktım, Dilruba!
Çektim elinden, kavradım belini. Hop yapıştım dudaklarına, öpüyorum ama nasıl. Köpek gibi öpüyorum kızı.
Ansızın patlattı tokadı.
-Sen herkesi böyle öper misin hayvan!
-Naparsın benimkisi dudak tiryakiliği.. hehe.
-Yarın görüşürüz!!!
Sonra çağatay bağırdı, hadi abi polisler geliyor dedi. Bastım deparı kaçtım hemen.
Ertesi sabah dersanede Dilruba ile kantindeyiz. Dün gecenin kritiğini yapıyoruz.Dövdüğüm lavuk bunun sevgilisiymiş. Ben de aşıktım dilruba’ya da pas vermemişti fallik. Ama olsun.
-Neden içip içip adam dövüyorsunuz murat, neden!
-Hayatımızın sikilmişliğinin acısını çıkartıyoruz. O değil de, ben seni seviyorum Dilruba!
-Yüzsüzsün murat, yüzsüz!
Dersane bitince de dilruba ile bir daha görüşemedik, gerçi ne zaman istanbul’a dönsem bir yerlerde kaşılaşıyoruz ama tanımamazlıktan geliyorum.
Sonra yine arkadaşlarla içtik, ve şarkıyı söylemeye devam ettik…
http://fizy.com/#s/1377gn
Ne olacaksa olsun
Olacaksa şimdi burda olsun
Ne gelicekse gelsin
Hazırım
Yeter ki yarın başka olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder