“Bir gün çok zengin olursam, sosyete hatunlarla yatıcam. Ama marifet bunu zengin olmadan yapmakta!” -Sırrı D.
Boş zamanlarında tenis oynayan, beyaz tenli, hanımefendi salon kadınları vardır. Böyle diksiyonu düzgün, adamı cezbeden hatunlar.
Alakasız bir aile toplantısında karşılaştıydım. Hemen anladıydım aileden olmadığını.Herkes kebabını rakısını sermiş önüne, bense cüzdanımdaki 5 tl’nin bana sırıtışına yenik düşmüştüm. tavuk dönerle ayran söyledim ve kenara çekilip yemeye başladım. kız da masanın öbür ucundaydı. sonra bizimkiler her zamanki konuyu konuşmaya başladır. terör ve komünizm! sonra ben lafa atladım. beni genç ve tecrübesiz gördükleri için böyle bir bilgi beklemiyorlardı.tek tek herbirinin dikkatini ve saygısını kazandım. bana da kebap söylediler, dayım rakı doldurun yeğenime! dedi. içince çenem açılır, yine açılmıştı. daha sonra kız kalktı geldi yanıma.
kız o kadar güzeldi ki, 5 dakika daha yanımda dursaydı allah’a inanabilir ve müslüman olabilirdim. o derece! o konuşurken, kızın ağzının içinde dilaltı hapı gibi eridim bittim.böyle hatunlar çok tehlikelidir. aman diyim! size o kadar çok şey katarlar ki, hayatınızı o kadar kaliteli hale getirirler ki yaşadığınızdan şüphe edersiniz.
cümlesini bitirdi.
-ankara’da okuyorum. eğer gelirsen beni ara. rakı masasında sohbet iyidir, tekrarlarız.
kızın numarasını kaybettim. zaten arasam, ne diyecektim ki?
hem adana nere ankara nere, yürü oğlum murat kendi çöplüğüne..
-tamam geldiğimde ararım dedim, salakça bir tebessümle.
montumu giydim ve tökezleye tökezleye geldim eve. dedem haklıydı.
o kadınlar hep vardı hep de olacaklar.
eğer bir gün çifte standart kalkarsa, insanlar etiketlemek yerine ilgilenmeye başlarsa ben de o kadınları arayacağım.
ne pahasına olursa olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder