İlk kazandığım para. Yaklaşık 800 lira. Parayı tomar yapmış ve abime doğrultmuştum.
-Bu sürtüğü görüyor musun? Bu sürtüğü beceririm. Ama onun beni becermesine izin vermem. İzin verdiğim zaman paragöz piçlerden farkım kalmaz.
Babam seni çok severdi. O yüzden rahmetli babasının adını sana koymuştu. Benim adımı murat koymuştu çünkü tek muradı paraya kavuşmaktı. Dini imanı para değildi, dinine bağlı biriydi. Onun gözünde hayırlı evlat olabilmen için kafanın secdeye değmesi gerekirdi.
Sayfaları sararmış ajandalara cinayet öyküleri yazardım. Cinayet desen ömrümde korku/gerilim filmi izlememişimdir. Ama gel gör ki gördüğüm rüyalar benim bile kanımı donduruyordu. Ben yazıyordum ve yazdığım satırlar o adamları öldürüyorlardı. Bir süre daha yazmaya devam ettim. Ta ki öldürülen adamların kendim olduğunu anlayana kadar.
Babam nasılsa birgün ajandamı bulmuş ve okumuş. Bana;
- Psikoloğa gitmelisin dedi.
Ben de o paraya rusa giderim daha iyi dedim. Hiç değilse tensel bir rahatlama ile hormonlarımı bastırırım dedim.
O pek şakalardan hoşlanmazdı. Ya da onunla aramızda 40 yaş olduğundan benim saygısız olduğumu bile düşünürdü. Hoş bu kimin umurunda.
Hiç bir zaman şu yeşilçamdaki ailelere özenmezdim, ne de şu herkesin takdir ettiği örnek öğrencilere. Ben okul hayatım boyunca en arka sırada oturan ve öğretmenleri göt eden edepsiz piçtim. Bu gerçekten lezzetliydi.
Sınıflandırma, sınıfta başlardı.
Salak sınavlardan yüksek notlar aldığında insanlar seni zeki zannederdi.
- ay hayatım faruk’un iq’su 390 mııııışşşş.
Hasiktir ordan pezevenk. İnsan kendi zekasını ölçebilecek kadar zeki olsaydı mars’ta koloni kurardı.
Toplum düşmanı değildim. Sadece ezilenin yanındaydım, sikilenin değil.
Çünkü sikilen, sikilmeyi hakettiği için sikilmiştir. Ama ezilen, karşı koyamadığı için ezilmiştir. Ve ben onları hep destekledim.
Böyle her boku bildiğini sanan piçler olurdu, popülerlerdi. Onlar insanların farklılıklarıyla alay ederlerdi. Ve onları göt etmek benim için en büyük ego tatminiydi.Herkesin içinde ukteydi bu, ben sadece bunun ne kadar kolay olacağını göstermiştim.
Tabi bu onları çok kızdırmıştı. Hem de çok.
Ağzımı burnumu dağıtırlardı. Bense onlar sevinmesin diye gülerdim. Düşünsene! Yediğin sopanın haddi hesabı yok ama ben kahkalarla gülüyorum.
Uygun zamanı beklerdim. Çünkü intikam gecikir, ama yaşlanmaz.
-Bu sürtüğü görüyor musun? Bu sürtüğü beceririm. Ama onun beni becermesine izin vermem. İzin verdiğim zaman paragöz piçlerden farkım kalmaz.
Babam seni çok severdi. O yüzden rahmetli babasının adını sana koymuştu. Benim adımı murat koymuştu çünkü tek muradı paraya kavuşmaktı. Dini imanı para değildi, dinine bağlı biriydi. Onun gözünde hayırlı evlat olabilmen için kafanın secdeye değmesi gerekirdi.
Sayfaları sararmış ajandalara cinayet öyküleri yazardım. Cinayet desen ömrümde korku/gerilim filmi izlememişimdir. Ama gel gör ki gördüğüm rüyalar benim bile kanımı donduruyordu. Ben yazıyordum ve yazdığım satırlar o adamları öldürüyorlardı. Bir süre daha yazmaya devam ettim. Ta ki öldürülen adamların kendim olduğunu anlayana kadar.
Babam nasılsa birgün ajandamı bulmuş ve okumuş. Bana;
- Psikoloğa gitmelisin dedi.
Ben de o paraya rusa giderim daha iyi dedim. Hiç değilse tensel bir rahatlama ile hormonlarımı bastırırım dedim.
O pek şakalardan hoşlanmazdı. Ya da onunla aramızda 40 yaş olduğundan benim saygısız olduğumu bile düşünürdü. Hoş bu kimin umurunda.
Hiç bir zaman şu yeşilçamdaki ailelere özenmezdim, ne de şu herkesin takdir ettiği örnek öğrencilere. Ben okul hayatım boyunca en arka sırada oturan ve öğretmenleri göt eden edepsiz piçtim. Bu gerçekten lezzetliydi.
Sınıflandırma, sınıfta başlardı.
Salak sınavlardan yüksek notlar aldığında insanlar seni zeki zannederdi.
- ay hayatım faruk’un iq’su 390 mııııışşşş.
Hasiktir ordan pezevenk. İnsan kendi zekasını ölçebilecek kadar zeki olsaydı mars’ta koloni kurardı.
Toplum düşmanı değildim. Sadece ezilenin yanındaydım, sikilenin değil.
Çünkü sikilen, sikilmeyi hakettiği için sikilmiştir. Ama ezilen, karşı koyamadığı için ezilmiştir. Ve ben onları hep destekledim.
Böyle her boku bildiğini sanan piçler olurdu, popülerlerdi. Onlar insanların farklılıklarıyla alay ederlerdi. Ve onları göt etmek benim için en büyük ego tatminiydi.Herkesin içinde ukteydi bu, ben sadece bunun ne kadar kolay olacağını göstermiştim.
Tabi bu onları çok kızdırmıştı. Hem de çok.
Ağzımı burnumu dağıtırlardı. Bense onlar sevinmesin diye gülerdim. Düşünsene! Yediğin sopanın haddi hesabı yok ama ben kahkalarla gülüyorum.
Uygun zamanı beklerdim. Çünkü intikam gecikir, ama yaşlanmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder