29 Temmuz 2011 Cuma

Bir

sigaranın biri söndü, öteki yandı. bir yerde okumuştum sigara tad alma duyusunu köreltiyormuş. hayattan tad alamadıktan sonra yediklerimden tad alsam nolurdu ki.
yaz akşamları sokakta yattığım günler olurdu. böyle saçı sakalı birbirine karışmış berduş amcalar yanıma gelir sigara isterlerdi. sigara karşılığında bana şarap verirlerdi, şarap dediğimse kaynak reçelden hallice. ama olsun be.
tenekenin içinde ateş yakılır ateşin başında demlenirdi herkes. ve herkesin bir hikayesi vardı. o zamanlar daha 17 yaşındayım, çok güveniyorum kendime. dünya’nın merkezi benim güya. içlerinde en genç olan da benim.
amcalardan biri anlatıyor. karımı öldürdüm diyor. çok severdim orospuyu diyor.e o zaman neden öldürdün dedim. sevdiğimden dedi. bu amcaya lotodan büyük miktar para çıkmış. ama hain evlatları babasının akli dengesinin yetersiz olduğunu söyleyerek adamın elinden parayı almışlar. ne adam ne de eşi bu ihaneti kaldıramamışlar tabi. kadın kanser olmuş. adam ise alkolik. kadın birgün çok acı çekiyormuş. ama öyle böyle bir acı değil. adam bana karısının acı çekmesine dayanamadığını ve boğazını kestiğini söylüyor. adam bunları söylemiyor resmen yaşıyor karşımda. o da bir çok kez ölmüş belli ki. gözyaşlarının içinde kalıyor.
konuyu değiştiriyorum hemen. ben de severdim diyorum. kahkahayı patlatıyor ihtiyarlardan biri. yaşın daha 17, neyinle seveceksin diyor. cevap veremiyorum, gözümü kaçırıyorum adamdan. zamana bırak diyor, doğru olan karşına çıkacaktır diyor. siktir çekercesine yavşak bir tebessümle kafamı çeviriyorum.
saat gecenin dördü olmuş. her ne kadar yaz da olsa istanbul soğuk olabiliyor.
başka biri derdini anlatacak, anlatacak ki uyumayacağız bu gece. alkolde iyice kanına karıştı milletin, yoksa kim cesaret edebiliyor kendi hakkında bu kadar bilgi vermeye.
sarışın bir amca var, sarı diyorlar ona. o geçiyor ateşin karşısına. anlatıyor. kumara düşkünmüş, tefeciden para almış. tefecide mafya gibi bir şey o zamanlar. çok borcu varmış ve ödeyecek durumda değil. adamın bir karısı ve ufak bir evi var. adamı dayaktan öldürmüşler, karısına tecavüz etmişler ve daha tonla bela gelmiş başına.
karısı bu utancı kaldıramayıp çatıdan aşağı kendini bırakmış. 7. kattan aşağı arabanın üzerine düşüp oracıkta can vermiş. adam öyle bir anlatıyor ki olay içimize işliyor. kanımız donuyor adeta.
bana dönüp soruyorlar, hâlâ diyorlar. hâlâ acı çektiğini düşünüyor musun?
hayır diyorum. geçici hevesleri aşk zannetmişim bunca zaman.
ara sıra hoş kızlarla vakit geçiriyordum. sanırım bu o diyordum. tanıyana kadar sürüyordu bu yanılmam. aradan 2 yıl geçti. 19 yaşımdayım ve hiç bir şeyin benim için bir değeri yok. çünkü artık değer yüklemiyorum hiç bir şeye, çünkü değer verdiğim bir şey yok olunca ben de yok oluyorum. bir parçam yok olmuyor, ben yok oluyorum. çünkü bir bütün değilim. bir parçayım. hayat yapbozunda bir parçayım ve kendimi tamamlayacak olan parçayı aramıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder