yine yarak gibi birgünün yarak gibi bir gecesinde beraberiz.
hava kapalı muhtemelen yarın yağmur yağacak, ama yağmasın be kardeş.
yağmur yerine şarap yağsın beton kentin zeminine, kutsanalım mavi gezegenin rahminde.
rahim demişken; vajinanın, köpekbalığı beynine benzediğini bilir misin? ben bilirim. o yüzden köpekbalığı olmak isterdim. arkadaşıma “beynini sikim” diyince yadırganmamak için.
gönül isterdi ki hiç istanbul’da yaşamayayım ve her sabah kireçli suyla yüzümü yıkayıp egzoz dumanıyla vaftiz edilmeyeyim. her zaman dediğim gibi, aynı hayatı yaşıyoruz ama başlangıç noktalarımız farklı. bize düşe düşe zenci sikinden hallice bir metropol düştü be kardeş.
bugün 11 mayıs 2011 ve kafamda filler sikişiyor. sol gözüm seyiriyor yorgunluktan.
tıpkı zaman ayarlı patlayıcı gibi ritim tutuyor orospuçocuğu.
- tik tak. tik tak.
- sinirliyim ve yorgunum, saat kaç bilmiyorum
- tik tak. tik tak. canlı bomba gibiyim.
- o fahişeye sarılmak istiyorum.
anılar can yakar ve tabi o anıların yaşandığı mekanlar. o yüzdendir bu şehri terketme isteğim. hiç bir şey bana anılarımı çağrıştırmasın, kafam rahat olsun isterim.
koluma dövme yaptırasım var. bundan daha iyisi tanrı yapar yazdırıcam. mercedes fabrikalarına yazdığı gibi. zaten her şeyin en iyisini onlar yapar. beyaz eşya, porno, mekanik. bizim hayatlarımız fasulyeden de bakma işte uzatmaları oynuyoruz.
ama kolay değil. hem de hiç değil. kolay değil bize gol atmak.
türlü türlü badireler, üzüntüler, kederler, hasretler… bunları yaşatarak bize zarar veremezsin.
ne öyle artistlikler, kitaplar peygamberler…buna gücün yeter mi sandın? direncimi kırabilceğini mi sandın?
yazgıların da benim, şansların da benim…
cennetin de benim, cehennemin de benim…
mutluluğun da benim amınakoduğumun çocuğu. mutluluğun da…
- abi tanrıya inanıyor musun?
+ benim kadar acı çekmedikçe, asla!
hava kapalı muhtemelen yarın yağmur yağacak, ama yağmasın be kardeş.
yağmur yerine şarap yağsın beton kentin zeminine, kutsanalım mavi gezegenin rahminde.
rahim demişken; vajinanın, köpekbalığı beynine benzediğini bilir misin? ben bilirim. o yüzden köpekbalığı olmak isterdim. arkadaşıma “beynini sikim” diyince yadırganmamak için.
gönül isterdi ki hiç istanbul’da yaşamayayım ve her sabah kireçli suyla yüzümü yıkayıp egzoz dumanıyla vaftiz edilmeyeyim. her zaman dediğim gibi, aynı hayatı yaşıyoruz ama başlangıç noktalarımız farklı. bize düşe düşe zenci sikinden hallice bir metropol düştü be kardeş.
bugün 11 mayıs 2011 ve kafamda filler sikişiyor. sol gözüm seyiriyor yorgunluktan.
tıpkı zaman ayarlı patlayıcı gibi ritim tutuyor orospuçocuğu.
- tik tak. tik tak.
- sinirliyim ve yorgunum, saat kaç bilmiyorum
- tik tak. tik tak. canlı bomba gibiyim.
- o fahişeye sarılmak istiyorum.
anılar can yakar ve tabi o anıların yaşandığı mekanlar. o yüzdendir bu şehri terketme isteğim. hiç bir şey bana anılarımı çağrıştırmasın, kafam rahat olsun isterim.
koluma dövme yaptırasım var. bundan daha iyisi tanrı yapar yazdırıcam. mercedes fabrikalarına yazdığı gibi. zaten her şeyin en iyisini onlar yapar. beyaz eşya, porno, mekanik. bizim hayatlarımız fasulyeden de bakma işte uzatmaları oynuyoruz.
ama kolay değil. hem de hiç değil. kolay değil bize gol atmak.
türlü türlü badireler, üzüntüler, kederler, hasretler… bunları yaşatarak bize zarar veremezsin.
ne öyle artistlikler, kitaplar peygamberler…buna gücün yeter mi sandın? direncimi kırabilceğini mi sandın?
yazgıların da benim, şansların da benim…
cennetin de benim, cehennemin de benim…
mutluluğun da benim amınakoduğumun çocuğu. mutluluğun da…
- abi tanrıya inanıyor musun?
+ benim kadar acı çekmedikçe, asla!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder