Rakamlar orospu çocuğudur.
Saatler, tarihler, hesaplar, işlemler bunların hepsi rakamın uydurmaları.
Rakamlar yanıltır, çünkü onlar orospu çocuğu.
Ama harfler öyle değildir işte. Katilin soğukkanlılığı, tıpkı bir bıçak sırtı.
Harfler yargılamazlar ya da eleştirmezler. Direk sonuca ulaştırır. Cezanı keser ve sen baka kalırsın.
- Ah kardeşim ah. Gerçekten sinirliyim. Kylie Minogue yerine Kalaşnikofla büyüyen bir nesil olmak gerçekten canımı sıkıyor. Beverly Hills orospuları ile yatamamanın, son model lexus larla gezememenin yarattığı bir gerginlik değil bu.
Küçükken çok ağlardım. Birgün babam sadece zayıf insanların ağladığını söyledi.
İşte o gün dünya’nın ikiye ayrıldığını öğrendim.
Yumruklarını sıkan insanlar ve dişlerini sıkan insanlar. İki kavram ne kadar yakın ve bir o kadar birbirine uzak değil mi?
O sıktığın yumruk: patlamaya hazır bir bomba, bir şimşek adeta. Tırnakların kanatıyor avcunu, bekliyorsun.
O sıktığın dişlerin: öfkenin, mantığını sikerken ki karyola gıcırtısına eş değer sese sahip.
Nasıl yiyor ve bitiriyor seni o salt öfke. Hiç bir ilaç huzur vermiyor, hiç bir uyarıcı acını dindirmiyor. Seni sinirli yapan acın değil, başkalarının bu acıyı çekememesine deli oluyorsun. Hazmedemiyorsun.
Hadi git birkaç arkadaşını ara. Gidin bir bara kafaları çekin. Sonra o bardaki geceyi birkaç sikindirik resim ile ölümsüzleştirin.
Herkes derdini anlatıyor, anlatınca çözüleceğini sanıyor. Bir sizin derdiniz var siktiğimin dünya’sında, bir sizin acınız var. Sorunları çözmek yerine, paylaşmayı seçiyorsunuz.
Saatler, tarihler, hesaplar, işlemler bunların hepsi rakamın uydurmaları.
Rakamlar yanıltır, çünkü onlar orospu çocuğu.
Ama harfler öyle değildir işte. Katilin soğukkanlılığı, tıpkı bir bıçak sırtı.
Harfler yargılamazlar ya da eleştirmezler. Direk sonuca ulaştırır. Cezanı keser ve sen baka kalırsın.
- Ah kardeşim ah. Gerçekten sinirliyim. Kylie Minogue yerine Kalaşnikofla büyüyen bir nesil olmak gerçekten canımı sıkıyor. Beverly Hills orospuları ile yatamamanın, son model lexus larla gezememenin yarattığı bir gerginlik değil bu.
Küçükken çok ağlardım. Birgün babam sadece zayıf insanların ağladığını söyledi.
İşte o gün dünya’nın ikiye ayrıldığını öğrendim.
Yumruklarını sıkan insanlar ve dişlerini sıkan insanlar. İki kavram ne kadar yakın ve bir o kadar birbirine uzak değil mi?
O sıktığın yumruk: patlamaya hazır bir bomba, bir şimşek adeta. Tırnakların kanatıyor avcunu, bekliyorsun.
O sıktığın dişlerin: öfkenin, mantığını sikerken ki karyola gıcırtısına eş değer sese sahip.
Nasıl yiyor ve bitiriyor seni o salt öfke. Hiç bir ilaç huzur vermiyor, hiç bir uyarıcı acını dindirmiyor. Seni sinirli yapan acın değil, başkalarının bu acıyı çekememesine deli oluyorsun. Hazmedemiyorsun.
Hadi git birkaç arkadaşını ara. Gidin bir bara kafaları çekin. Sonra o bardaki geceyi birkaç sikindirik resim ile ölümsüzleştirin.
Herkes derdini anlatıyor, anlatınca çözüleceğini sanıyor. Bir sizin derdiniz var siktiğimin dünya’sında, bir sizin acınız var. Sorunları çözmek yerine, paylaşmayı seçiyorsunuz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder